Sokak Sanatı 2

Sokak Sanatı 2


Daha önce de sokak sanatı ile ilgili beğendiğimiz görüntüleri sizlerle paylaşmıştık. Görmediyseniz buradan bakabilirsiniz. Fakat öyle şahane eserler var ki, tek bir yazıda göstermek mümkün değil…Biz de ara ara beğendiklerimizi Sokak Sanatı başlığıyla siz sevgili okurlarımızla paylaşacağız.

Çoğu zaman aceleyle oradan oraya giderken etrafımızdaki binalara, sokaklara bakmıyoruz bile. Fakat bazı yerlerde öyle güzel görüntülerle karşılaşırız ki, canımız o an sıkkın olsa bile yüzümüze bir tebessüm yayılır.

Mesela şu eski merdiven:

Gel de koşa koşa çıkma J Bu merdiven insanı hem mutlu eder, hem güle oynaya, tuşlara basa basa çıkmasına sebep olur. Keşke dışarıdaki bütün merdivenler böyle olsa.. Hem çıkarken belki en sevdiğimiz şarkıyı da mırıldanırız, kim bilir?

Peki ya bu geçide ne demeli?

Meraklı komşuya yakalanmış hissi veriyor sanki. ‘Sevim koş, bak kim geçiyor..’ der gibi. Kim akıl ettiyse, tebrik ederiz.

Bir diğer harika fikir şu sokak lambası:

Böyle karanlık ve ıssız bir yerden geçmek bazen ürkütücü olabiliyor. Fakat bu ışık tutan amca sahneye o kadar sevimlilik katmış ki, insan korkusunu unutup rahatça geçebilir oradan.

Bir de küçücük pencereli, kocaman gri duvarlı binalar vardır hani, geçerken ‘bu ne kadar biçimsiz bir ev’ dediklerimiz. Onlar bile birkaç fırça darbesiyle günümüze neşe katabilir:

Sanki yaz gelmiş, her yer çiçek açmış gibi değil mi?

Ya da o gri kocaman duvarlar.. Ne kadar boğucu olabiliyorlar bazen, değil mi. Üstelik bazen o kadar uzun ki o duvarlar, bitmek bilmiyor. Onlar bile merak uyandırıcı olabilir ve bu hiç de zor değil. Biraz hayal gücü yeterli:

Gelelim en favorilerimizden birine:

Hiçbir saç bu kadar güzel olmamıştı.. Çiçekler zaten başlı başına çok güzel fakat saç olarak bir ayrı güzel olmamış mı?

Ve son olarak her apartmanın önünde duran çöp bidonları. Aslında bu yüzyılda ona farklı bir çözüm bulmak gerek ama, halihazırdakilere biraz makyajla farklı bir görünüm kazandırmak çok zor değil. Hem böylesi göze hoş bile gelebilir, ne dersiniz?