Bir İkizler Kadını ile Yaşamak

Bir İkizler Kadını ile Yaşamak


Daha doğrusu kendin ile yaşamak, içindeki farklı iki kadın ile sürekli karar vermeye çalışmak…

Haziran bizim ayımız. İkizler kadınlarının. Bir “ikizler”i ancak bir diğer “ikizler” anlar. Burç kitaplarındaki açıklamaları hepimiz biliyoruz. Peki yaşarken nasıl oluyor?

Bir İkizler kadını olarak yazmak istedim…

Güne canım sıkkın başlayıp 10 dakika sonra istediğim şarkı çalınca ortamdaki en mutlu insan olabiliyorum.

Karar vermekte zorlanıyorum, verdiğim kararları hep sorguluyorum. Bir yanım haklı bulurken içimdeki ses devreye girip “dur yapma” diyor.

Evde oturamıyorum. Hareket arıyorum.

Birkaç ay sonrası için uçak bileti aldığımda, tatil rezervasyonu yaptığımda gideceğim güne kadar hop oturup hop kalkıyorum. Ani kararların insanıyım, önceden yapılan planların insanı değilim.

Konuşmadan durmam mümkün değil. Hani manzaraya bakarak dalar gider ya insan, işte bir İkizler kadını bunu yapamaz. Manzaraya bakıyorum, annemi görüntülü arayıp gösteriyorum, fotoğraf çekiyorum, tam o sırada aklıma bir şey geliyor onu not alıyorum. Sonunda da nerede olduğumu unutuyorum.

Aynı anda birkaç şey yapmam gerek. Bir yandan kitap okuyup, diğer yandan tenceredeki yemeği karıştırmak gibi…

Evin şekli sürekli değişiyor. Aynı mobilyalarla farklı bir ev yaratıyorum. Duvarların rengi ile oynayıp yeni bir yer görmek istiyorum. Keza saç rengim de değişken. Altı ay aynı renkle kalmışlığım yok gibi. Kuaföre gidip “Aynaya bakınca farklı bir kadın görmek istiyorum ama kocam bana bakınca aynı kadını görsün” deyip kitleyebiliyorum.

Herkesle iletişim halinde olmayı seviyorum. İlkokul arkadaşlarımla da görüşüyorum, eski işyerindeki arkadaşlarımla da. Kimseyle iletişimi  kopartmayı sevmiyorum. Herkese güveniyor, kazık yemeden akıllanmıyorum.

Sevdim mi çok seviyorum, kolay kolay kimseyi silemiyorum ancak sildiğimde de çok net olabiliyorum.

Kimi zaman ev ahalisini çıldırttığım da doğru.

  • Sahile gidelim. Yok yok, sinemaya gidelim. Acaba evde mi otursak? Misafir çağırsak mı biz mi gitsek…. Sorularımla kararsızlığı onlara da yaşatıyor, hop otorup hop kalkmalarına neden olabiliyorum.

Paylaşmayı çok seviyor, kimi zaman paylaştıklarımı başkalarından duysam da, verdiğim sırlar açığa çıksa da akıllanmıyorum.

Sabır diye bir şey söz konusu değil. Sabır benim için sadece bir kelime. Kafama koyduğumu anında elde etmek için tüm mücadelem. Kötü yanım, çevremdekilerin de hızlı olmasını beklemek…

Merak? Ah o merak… Her şeyin kaynağı merak… Merak ediyor, öğreniyor, sonra daha çok merak ediyorum. O kadar çok gereksiz bilgi var ki aklımda, işte sonra ev anahtarıyla arabayı çalıştırmayı deneyebiliyorum!

Kıskanç derler bize. Kimsenin evini arabasını kıskanmam. Eşimi hiç kıskanmam. Fakat güzel dans eden, güzel paten kayan, güzel şarkı söyleyen birini görünce o zaman kıskanç yönüm ortaya çıkabilir.

Evet, hırslıyım, ama sorunum kendimle. Sadece kendimle yarışırım.

İnsanları güldürmeyi severim, ancak dediğim gibi güldürdükten bir saat sonra da başka bir kadın olmayı başarabilirim. Huyum kurusun!

Çenem düşük demiş miydim? Başladım mı susmam. Nitekim şimdi de öyle. Yazmayı bırakamıyorum.

Çevrenizdeki İkizler kadınlarına iyi davranın. İlgi severler, konuşmak isterler. Gerçekten 🙂

 

Görsel https://klavyeisaretleri.blogspot.com.tr adresinden alınmıştır.