Sadeleşin!

Sadeleşin!


Evdeki her eşyada bir anı saklı. Kimi büyükannemizden yadigar, kimi düğün hediyesi, kimi çocuğumuzun el-ayak izi. Bu satırları okurken çevrenize bir bakın, hepsinin bir hatırası var, değil mi? Peki onlar duruyor, yenileri de gelmeye devam ediyor… Bunu da inkar edemeyiz. Bazen eşyaların arasında boğuluyoruz. O zaman bu işe bir el atmak ve sadeleşmek gerek.  İşte birkaç öneri:

  • İşe gardırobunuzdan başlayın. Bütün kıyafetleri elden geçirin. Son iki senedir üzerinize geçirmediklerinizi verme zamanı gelmiş demektir. İster bir tanıdığınıza verin isterseniz de oturduğunuz semtin bağlı olduğu belediye ile irtibata geçip ihtiyaç sahiplerine ulaştırın.
  • Ayakkabı ve çantalar! Bir kadın için vazgeçilmek ikili. Ancak onların da gitme vakti… “Dursun belki giyerim, kullanırım” dediklerinizi verin gitsin…
  • Mutfakta durum nasıl? Tencere dolabına bir göz gezdirin. En çok kullandıklarınızı bir kenara ayırın, diğerleriyle vedalaşın. Yemek takımları için de aynısı geçerli aslında. Kahve setleri, çay takımları da ayrılması zor görünse de sonradan aramayacağınız eşyalar arasında.
  • Çocuk odasında oyuncakların arasında kaybolmaya hazır mısınız? Tavsiyemiz, oyuncakları, eski kitapları çocuğunuzla birlikte elemek. Sonra “Anne ama neden verdin?” isyanın engellemiş olursunuz.
  • Salon belki de en önemlisi. Aksesuarlarınızdan ayrılmak kolay değil. Ancak giderek artan eşyaların arasında yaşamak da zor. İşte bu yüzden kullanmadıklarınızı, artık ihtiyacınız olmadığını hissettiklerinizi ayırın. Hemen evden çıkartmak zorunda değilsiniz. Bir koliye koyun ve kaldırın. Bu bile salonunuzu sadeleştirmeye yeter. Eğer isterseniz sonra onları çıkartıp diğerlerini kaldırırsınız.
  • Kat kat perdeleriniz varsa, onları da sadeleştirin. Stor yaptırabilir, güneşlikten kurtulmak için keten tülleri tercih edebilirsiniz. Hem çok da şık duruyorlar.
  • Avizeleri kaldırıp spot yaptırmaya ne dersiniz? Sadece bu bile salon görüntüsünü değiştiriyor.
  • Ütü masası, ütü, elektrik süpürgesi gibi eşyalar ortadaysa ölçülerine göre hepsini yerleştirebileceğiniz bir dolap yaptırın. Kapalı kapılar ardından durmaları evi hem daha toplu hem de daha şık gösterecek. Fazla eşyaları götürecek bir yazlığınız ya da büyük ve kapalı bir balkonunuz varsa şanslısınız. Yoksa da iyi düşünerek gerçekten bazı mobilyalardan vazgeçebilirsiniz. İlk başta “Aman tanrım ben ne yaptım” hissi uyansa da, sade bir ev insan ruhuna kesinlikle çok iyi geliyor.

 

deko2

YENİLENİYORSANIZ

Eğer yeni eşya alacaksanız da minik bir önerimiz var: Evi, ölçekli çizin. Beğendiğiniz mobilyaları da aynı ölçüde küçülterek çiziminizin üzerine yerleştirin. Bakın bakalım ne kadar yer kalıyormuş? Eğer ölçü almazsanız, mobilya mağazasında küçük görünen koltukların salonunuzun yarısını kapladığını gördüğünüzde şok geçirebilirsiniz! Hata mümkünse dolapları da evinize göre milimetrik yaptırın. Renk uyumuna göre aksesuarlar seçin. Bazalı köşe koltukları da önerilerimiz arasında. Fazla dolaba gerek kalmadan, saklamak istediklerinizi “çaktırmadan” bazaya koyabilirsiniz.

deko1

 

DAHA SADE BİR HAYAT

Hazır “Daha Sade Bir Hayat” demişken, bir de kitap önerimiz var. Yeni değil ancak hatırlatalım istedik. Kim John Payne ve Lisa M. Ross imzalı kitap, çocuklarının hayatlarını yavaşlatmak isteyen ama nereden başlayacaklarını bilemeyen ebeveynler için, hem bir ilham kaynağı hem de değişime yönelik bir plan sunuyor.

Kitapta cevabını bulacağınız bazı sorular:

  • Sadeleştirme nedir?
  • Ev ortamını sadeleştirmek çocuk için neden gereklidir?
  • Günlük hayatın çocuk üzerindeki gerilimini nasıl azaltılabilir?
  • Çok fazla aktivite her zaman doğru mudur?

Çocuğu tüketim çılgınlığından ve reklam bombardımanından nasıl koruruz?
deko 4 kitap